16 Mart 2015

AGENTS OF S.H.I.E.L.D.


Marvel in iki senedir bizi besleyen süper ajanlar dizisi Agents Of Shield tam gaz devam ediyor. Dizi Nick Fury eşliğinde kurulmuş olan SHIELD in başındaki Marvel filmlerinden tanıdığımız Ajan Phil Coulson ve ekibi etrafında dönüyör.Her bölüm filmlerle paralel ilerlerken Shield ajanlarının enteresan güçlere sahip düşmanları nasıl alt ettiklerini görüyoruz. Avengers dan sonra New York da ortaya çıkan süper kahraman şeklindeki kötüler ve normal insanlar arasındaki birçok olayı çözmek üzere kurulan May,Ward,Skye,Fitz ve Jemma dan kurulu ekip daha sonraki bölümlerde yeni ajanların katılmasıyla adeta güçlenerek diziyi mükemmel bir duruma getirdi. Marvel fanatiklerinin şu sıralar çok fazla keyif alarak izlediği dizi başlarda karakterlerin marvel sinematik evreni ile bağlantılı olmaması yüzünden çok eleştirildi. Avengers filminde Loki tarafından Coulson ın ölmesi ve dizide tekrardan canlı olarak nasıl karşımıza çıktığını görmek izleyenleri hayli şaşırttı. Fakat bölümler geçtikçe dizi bizlere ne nasıl nerede şeklindeki tüm sorularımıza mantıklı açıklama getirdi. Avengers in tekrar kurulması için Nick Fury nin Coulson ı nasıl kullandığını ve tüm gerçekleri öğrenmiş olduk. İlk sezonundan ortasından sonra konunun Hydra ya bağlanması ve ekipteki köstebek durumları her bölüme ayrı bir heyecan kattı.
“Thor The Dark World” ve “Captain America : The Winter Soldier” ile bağlantılı olan bölümler ile dizinin çıtası yükseldi. Asgard dan Lady Sif e ,Peggy Carter dan Nick Fury e kadar sinema filmlerinden konuk oyuncuların gözükmesi hayranlarının diziyi daha çok sevmesine neden oldu. Karakterler ve konular her geçen bölümde daha çok olgunlaştı. Akıllara durgunluk veren , seyirciyi merak içinde bırakan bir dizi haline gelen “Agents Of Shield” in “Avengers: Age of Ultron” la bağlantılı olması durumu kesinleşti. Çok iyi planlanmış ve orijinal senaryosu ile bu dizinin ilerde Marvel dünyasında çok konuşulacağı kesin. İkinci sezonda yeni karakterlerin diziye dahil olması ve normal insanların gizemli güçlere sahip olan birer süper kahramana dönüşmesiyle en çok beklenen ve tahmin edilen “Inhumans” olayı gerçek oldu. Tüm fanların hayranlıkla beklediği Marvel evrenindeki süper kahramana benzeyen bir ırk olan Inhumans ların yavaştan ortaya çıkması ve karakterlerin de şekillenmesiyle seyirciler farklı teoriler üretmeye başladı. Seyirciler Coulson tarafından yazılan sayıların ne anlama geldiğini bulmaya çalışırken bir yandan da  Skye ın bir Inhuman olan Quake karakterine nasıl dönüşeceğini düşünür hale geldi. Fakat halen son bölümlerdeki olayların meydana geldiği şehrin Inhumans ların yaşadığı Attilan olup olmadığı kesinleşmiş değil.Bu dakikadan itibaren dört sene sonra filmi gelecek olan Inhumans ların temelleri hazır bu dizi ile atılmışken biraz Inhumans lar hakkında bilgi vermemiz gerek.Çünkü dizinin gelişim sürecinde karşımıza bu ırktaki karakterler bol bol çıkacak .

Inhumans lar ilk kez Marvel evrenine kendi başına bir seri olarak 1975 yılında giriyor. Inhumanslarda iki uzaylı ırk var Kree (Guardians of the Galaxy de gördüğümüz ırk) ler ve Skrull lar. Bu ırklar yıllarca birbirleriyle savaşırlar ve sonunda Kree ler kendilerine bir üs kurarlar. Burada keşfettikleri insan ırkı üzerinde deney yaparak süper askerler yaratmak peşinde olan Kree ler bir süre sonra deneyleri yarım bırakmak zorunda kalırlar. Yarıda bırakılan ırk kendi gelişimlerini sürdürerek Inhumanslar olarak hayatlarını Attilan da sürdürür. Daha sonra  Terrigen adı altında bir dumanın bu ırkın süper güçlere sahip olmasına neden olduğu anlaşılır.Yalnız bazıları bu dumandan kötü etkilenip birer mutant haline dönüşür. Reaksiyon vermeyen ve mükemmel olanların  ise üremesine karar verilir. Mutant geçirenler ise çok farklı şekillerde şehirde gezerler. Inhumansların diziye girmesiyle gerçekten her bölümde ayrı bir heyecan ve merak başladı. Bir sonraki haftayı iple çeken izleyici kitlesi dizilerde ortaya çıkan bazı karakterlerle ilgili yeni dizi projelerini de az çok tahmin eder oldu. Marvel dünyasının dizi sektörüne el atması ve bu dizilerin de filmlerle olan bağlantıları sayesinde çizgi-roman kültüründen gelmiş olan hayranların dışında sadece filmleri izlemiş olan bir kesimin de tetiklendiğini görüyoruz. Sadece çizgi-romanlarda kalmayıp beyazperdeye de Marvel dünyasını taşıyan büyük usta “Stan Lee” ye çok şey borçluyuz.