5 Mart 2015

RELATOS SALVAJES ( Wild Tales )

 Asabiyim Ben


Pedro Almodovar'ın yapımcılığını üstlendiği film, içinde 6 farklı trajik ve gerilim dolu hikayeler barındırıyor. Sistemdeki bozuklukları ve bunların hayatımıza yansıyan olumsuz etkilerini farklı ve başarılı bir anlatımla karşımıza çıkaran yönetmen Damien Szifron u gerçekten böyle farklı bir filmi bize sunduğu için tebrik etmek gerek. Daha önceleri “21 Gram”, “Amores Perros” ve özellikle bir Ps3 oyunu olan “The Last of Us” için yaptığı müziklerle tanınan Gustavo Santaolalla ya ait muhteşem bir jenerik müziği ile başlıyor film. Daha ilk bölümle sizi içine çekmeyi başaran yapım peşinden gelen bölümlerdeki ilginç ve şaşırtan olaylarla daha da büyülüyor. İlk iki hikayeyi kısa tutan yönetmen üçüncü hikayeden sonra süreleri biraz daha arttırıyor ve aynı zamanda filmin biraz daha havasını değiştirerek biraz daha sarsıcı hikayelere yöneliyor. Günlük hayatta yaşanan hepimizin başına gelebilecek olayları anlatan film size de kendinizi sorgulamak için bayağı zaman veriyor. “Asabiyim Ben” adından da anlaşılacağı gibi asabilik,aldatma, yolsuzluk,intikam gibi duyguların hayatımızı nasıl etkilediğini ne boyutta olaylara yol açacağını  en önemlisi öfke kontrolünü kaybetmenin yarattığı trajediyi çok güzel parlak bir zeka ile sunuyor.

İlk Hikaye : Uçakta yaşanan iki kişi arasındaki diyalogların ardından kısa sürede ortak birçok noktaya sahip kişilerin konuya dahil olmasını ve yaşanan gerginliği anlatıyor. Suçlamalar üzerine yapılmış kısa ve çarpıcı bir bölüm.
İkinci Hikaye: Bir restoranda yaşanan olayda garson kız ile ansızın gelen bir müşteri arasındaki geçmişte yaşanan intikam hesaplaşması anlatılıyor. İlginç bir finale sahip kısa bir hikaye.
Üçüncü Hikaye: Diğerlerine  göre gerilim dozu en yüksek olan bu bölümde yolda birbirleriyle atışan iki araç sahibinin öfkeleri  sonucunda yaşananları anlatan sağlam ve çarpıcı bir olay anlatılıyor. Yıllar öncesinden “Flashdance” filminin soundtrack inden harika iki parça da bölüme eşlik ediyor.
Dördüncü Hikaye: Bu bölüm filmdeki en çok beğendiğim birinci hikaye oldu. Bunda tabiî ki “El secreto de sus ojos” (Gözlerimdeki sır)ve “Septimo” dan tanığımız usta uyuncu Ricardo Darin in payı çok büyük. Bizlere en fazla ders veren  bu bölümde bomba uzmanı bir adamın park ettiği arabasının haksız yere çekilmesi üzerine şirkete karşı verdiği mücadele anlatılmakta. Sistem sorgulaması üzerine yapılmış zekice bir hikaye.
Beşinci Hikaye: Bu seferki  hikayede avukat ,polis memuru, yalancı şahit ve bir babanın üzerine kurulu etkileyici diyaloglara şahit oluyoruz.  Bu bölümde ise,alkollü iken sürdüğü araçla hamile bir kadına çarpıp ölümüne sebep olan oğlunun ceza almaması için direnen bir babanın her türlü yolsuzluğa nasıl boyun eğdiği anlatılıyor. Paran varsa her şeyi elde edersin mantığını en güzel anlatan bir hikaye.
Altıncı Hikaye: İkinci olarak en çok beğendiğim oldukça  akıcı ve güzel bir hikayeye sahip olan bu bölümde bir düğün sırasında yaşanan aldatma trajedisinin ortalığı nasıl karıştırdığını görüyoruz.  Bir anda meydana gelen olayların çok güzel giden bir ortamı nasıl kararttığını  izlerken şaşırmadan yapamıyoruz. Çalan nefis balkan parçaları eşliğinde adeta bu bölüm bize Tarantino filmlerini hatırlatıyor. Oldukça keyifli enteresan tam bir kara mizah örneği olan bir hikaye.

Bu filmin yıllar sonra da çok konuşulacağından emin olmakla beraber tüm sinema sevenlere şiddetle tavsiye ederim.