8 Nisan 2015

FURIOUS 7



2001’den günümüze kadar devam eden Hızlı ve Öfkeli serisi hız tutkunları ve aksiyon sevenler için adeta bir fenomen haline geldi. Serinin her halkasında kamera tekniklerini özenle konuşturan yönetmenler, araba kovalama ve patlama sahnelerini daha önce filmlerde hiç görmediğimiz şekilde önümüze sundular. Rob Cohen'in başlattığı seri daha sonraları Justin Lin başta olmak üzere farklı yönetmenlerin elinden geçti. Furious 7’de ise “Saw”, “İnsidious”, “The Conjuring” gibi korku filmlerinden tanıdığımız yönetmen James Wan, farklı bir deneyimle karşımıza çıkıyor.
Kendi içinde gelişen ve kopmayan bir konu bütünlüğü taşıyan Fast and Furious serisi, bu özelliği ile kendisini alışıldık aksiyon serilerinden ayrı bir yere koyuyor. Özellikle serinin bir önceki filmin final sahnesinin Tokyo Drift’e bağlanması tüm izleyenleri hem şaşırtmış hem de çok sevindirmişti. İşte “Furious 7” de altıncı filmin bittiği yerden tam gaz devam ediyor. Bu sefer bir önceki filmdeki baş belası kötü karakter Owen Shaw’ın kardeşi, intikam için bizim ekibin peşine düşüyor. Furious 7’nin oyuncu kadrosuna Jason Statham’ın dışında yaşlı kurt Kurt Russel da eşlik ediyor. Doğrusunu söylemek gerekirse bu iki sevilen oyuncunun ekibe katılması filmin kalitesini gözle görülür şekilde arttırıyor. Özellikle Jason Statham’ın filme dahil olmasıyla beraber birebir dövüş sahnelerinin daha uzatıldıığını ve itinalı çekildiğini söylemek mümkün. Oldukça sert geçen kavga sahnelerindeki çekim ustalıkları sayesinde asla göz yormayan görüntüler ortaya çıkmış.
Son filme baktığımızda on dört yıl içinde, serinin, ilk filmlerindeki hikayeyle hiç alakası kalmadığını görüyoruz. Fakat seri konu bakımından çok daha sadeleşirken aksiyon sahnelerindeki tempo gittikçe artıyor. Yedi film boyunca görsel olarak gittikçe güzelleşen Fast and Furious serisi, farklı ülkelerin en güzel şehirlerinde çekilen hızlı araba sahneleri ile de  göz dolduruyor. Azerbaycan dağlarındaki nefes kesen kovalamaca sahneleri ile Abu Dabi’deki gökdelenden araba ile kaçış sahnesi adeta seyirciye yüksek dozda adrenalin enjekte ediyor. Ancak Furious 7’i serinin diğer filmleri ile kıyasladığımızda aksiyon sahnelerinin çok daha uzun ve mantık dışı olduğunu söyleyebiliriz. Diğer yandan serinin, dördüncü filmden sonra yeni ekip ile beraber aksiyondaki ciddiliğini ve gerçekliğini yitirerek, bol esprili sahnelerle beraber daha eğlenceli bir hale dönüştüğünü görüyoruz.
Furious 7’nin çekimleri sırasında Paul Walker’ın araba kazasında hayatını kaybetmesi üzerine filme uzun bir süre ara verilmişti. James Wan filmin iptal olacağı söylentilerine karşı çıkarak CGI tekniği ile Paul Walker’a filmde hayat verdi. Bu sahnelerde Walker’ın kardeşleri Caleb ve Cody’i  oynatarak Paul Walker’ın sesi ve yüzünü CGI ile birleştirdiler. Ayrıca filmin finalinde çok özel hazırlanmış duygusal sahneler eşliğinde Paul Walker’a bir saygı duruşu da yer alıyor. Havada uçan arabalar, bol patlamalı sahneler, birebir dövüşler olsun, fazla gerçekçi olmasa da olur diyenlere Furious 7 ilaç gibi gelecektir. Ayrıca James Wan gibi genellikle korku filmleri çeken bir yönetmenin bu kadar bol aksiyonlu bir filmin altından başarı ile kalkmış olması takdire değer.