4 Mayıs 2015

AVENGERS: AGE OF ULTRON



Marvel hayranlarının çoğunluğunun çizgi-roman fanatiği olduğunu bilmeyen yoktur .Tüm karakterlerin hayat hikayeleri , kötü güçlere karşı verdikleri savaşlar, birlik ve beraberlikleri birebir her karesi ile detaylı şekilde anlatılır çizgi-romanlarda. Önemli olan kısım bu karakterleri tüm ince detaylarıyla beyazperdeye aktarabilmek ve o iki saate sorunsuz şekilde sığdırabilmektir. 2008 yılında Iron Man ile başlayan Marvel filmleri serisi tüm hızıyla büyük bir başarıyla sinemaya uyarlanarak devam etti. The Incredible Hulk, Thor, Captain America gibi Marvel’in en güçlü süper kahramanları ardı ardına devam filmleriyle  sinemada hayat buldular. Marvel sinematik evreninin birer parçası olan bu filmlerin senaryoları, çizgi-romanlarının dışına çok fazla çıkmadan bekleneni izleyiciye verdi. Marvel tek tek ele aldığı bu karakterleri 2012 yılında nihayet The Avengers’ta toplayarak gösterime soktu ve izleyici kitlesini ikiye katladı. The Avengers , Shield ekibinin başı olan Nick Fury’nin  New York’u bir felaketten kurtarmak için tüm ekibi dünyanın dört bir yanından toplamasını anlatıyordu. Filmin eleştirmenlerden tam not almasının ve dünya çapında elde ettiği başarının ardından devam filminin gelmesi kaçınılmazdı. Bu arada geçen üç yıl zarfında Marvel’in Agents of Shield ve Agent Carter dizilerini ortaya çıkarması ve hikayeleri filmlerle tamamlar hale getirmesi, Marvel Sinematik Evreni için büyük bir gelişme oldu. ( Özellikle Agents of Shield’in en son yayınlanan ikinci sezon, 19.Bölümün son sahnesi, Avengers: Age of Ultron’un giriş sahnesiyle birebir bağlantılı )

Sonunda ilk filmin hem yönetmeni hem de senaristi olan Joss Whedon , Avengers: Age of Ultron ile kahramanları yeniden bir araya getirmeyi başardı. Bu defa dünya Ultron adında bir yapay zeka ürünü ile başı belada. Bu yapay zeka nın oldukça fazla maraheti var , Belli bir bedene sahip değil kendi iskeletini yaratabiliyor, istediği zaman yeniden kendini güncelliyor ve zekasını arttırarak oldukça kuvvetli bir hale dönüşebiliyor. Tony Stark’ın yanlış kararlar sonucu böyle bir gücü tekrar ortaya çıkarması ile Ultron yeniden hayat buluyor ve kahramanlarımızın başına bela oluyor. Ultron’u yaratma süresinde ve öncesinde verdiği tepkiler ile oldukça ön plana çıkan ve ekipte gerginlik yaratan Tony Stark filmin en kilit adamı rolünü üstleniyor.

Film nefes kesen bir açılış sahnesi ile açılıyor. The Avengers’dan hatırladığımız Loki’nin asasını, Shield’in ezeli baş belası olan örgüt Hydra’nın elinden almak için bir baskın düzenleyen Avengers ekibi, kareografisi düzgün bir aksiyon sahnesi ile izleyicileri ilk dakikadan itibaren büyülüyor.İlk filmde neredeyse ekibin yan üyeleri sayılan Black Widow ve Hawkeye  karakterlerine bu defa daha fazla ağırlık verilirken, bunun yanında yeni karakterlerde filme eklenmiş. Quicksilver ve Scarlet Witch adlı ikizleri de hikayeye ortak eden Joss Whedon, karakterlerin çıkışını çizgi-romandan farklı bir şekilde filme dahil etmiş. Vision adındaki diğer yeni karakter ise aslında Marvel  evreninin en tanınmış simalarından. Paul Bettany  gösterdiği mükemmel performans ile Vision rolünün tam hakkını vererek adeta gelecek  Marvel filmleri için kendisine zemin hazırlıyor.Tabii ki bu kadar süper kahraman bir araya gelince filmde eğlenceli mizahı bol diyaloglara da rastlamak mümkün oluyor. Joss Whedon, karakterlerin geçmişlerindeki derinlemesine yaşadıkları duyguları,korkuları seyirciyi sıkmadan güzel bir flashback ile sunuyor.

Film gösterime girmeden önce yayınlanan fragmanlarda bolca gördüğümüz Hulkbuster ve Hulk karşılaşmasının süresinin ne kadar uzun tutulduğunu ekrandan gözünüzü ayırmadan izlediğiniz için, anlamanız pek mümkün değil. Filmin başından sonuna kadar sağlam görsel efektlerle dolu, aksiyonun hiç kesilmediği Avengers: Age of Ultron, ilkine göre daha fazla teknolojik ve daha üstün çekim teknikleri ile süslenmiş. Sonuç olarak 140 dakikalık süresinin her dakikasının hakkını veren , hayranlarını üzmeyecek bir keyifli Marvel filmi Avengers: Age of Ultron.

Not : Hatırlatmamıza gerek yok gerçi ama “Asla bir Marvel seyircisi filmin yazıları bitmeden çıkmaz , çünkü mutlaka bir after-credits sahnesi vardır” .