10 Haziran 2015

KUNG FURY

80’lere absürd bir bakış

Geçenlerde malum ortamlarda gezindiğim sıralarda şans eseri karşıma çıkan Kung Furyhakkında ne övgüler ne beğenmeler yazılmış çizilmiş anlatamam. İsveç yapımı olan 30 dakikalık bu film David Sanberg tarafından yazılmış ve yönetilmiş bir kısa metraj harikası. Sin City tarzında, yani animasyonla gerçek oyuncuların karışımından oluşan bir çekim tekniğiyle hazırlanmış olan Kung Fury, seyredenleri 30 yıl öncesine taşıyor. Absürtlüğün tavan yaptığı ‘B tipi Trash’ tarzı olan bu film, 80’lerin Synthesizer ağırlıklı müzikleri eşliğinde o dönemlerde yaşadığımız her türlü detaylarla dalga geçiyor.
Yönetmenin kendisinin canlandırdığı Kung Fury karakteri, başında bant ile gezen, adeta Street Fighter oyunundan fırlamış bir Miami polisi. Filmin açılış sahnesi, 1985 yılında ortağı ile devriye gezinen Fury’nin, üzerine yıldırım düşmesi sonucu doğa üstü güçlere sahip olması ile başlıyor. Artık bizim polis Fury’likten Kung Fury’liğe adım atarak ortalığı kasıp kavuran yenilmesi zor bir kahraman haline dönüşür. Kung Fury’nin bundan sonraki görevi, başına gelen olayların sorumlusu olan ve geçmişten gelen Hitleri yakalamaktır. Bunu başarmak için acilen bir zaman makinası icat edilir ve bizimki geçmişe gitmeye çalışır. Fakat işler hesaplandığı gibi gitmez ufak bir hatadan dolayı Fury kendini başka dönemlerde bulur.
Buraya kadar yazılanlardan da anladığınız üzere normal bir konu yok her şey maksimum derecede abartılmış vaziyette. Filmde 80’lerde günlük hayatta kullandığımız aletlerden tutun o zamanların dizi ve filmlerinde yer alan birçok sahneyi size hatırlatacak çok şeyle karşılaşmanız mümkün. Omuzlarda taşınan kasetçalarlardan Atari’ye , Kara Şimşek’ten kütük gibi olan bilgisayarlara kadar bir dolu materyal var. Fury’nin Thor’la karşılaşması, Trex’in üstünde gezmesi, Atari oyunlarındaki dövüş teknikleriyle savaşması gibi inanılmaz absürt sahnelerin yer aldığı Kung Fury, son zamanlarda seyredebileceğiniz en eğlenceli film, Çok fazla şeyden bahsetmiş olsam bile ne yazık ki seyretmeden bunların tadına varamayacağınızdan dolayı fazlaspoiler olduğunu sanmıyorum. Çünkü yarım saatin neredeyse her saniyesi ince espriler ve sürpriz sahnelerle dolu.
80’lerin retro tarzıyla, müzikleriyle ve hatta son derece başarılı çekim teknikleriyle harmanlanmış bu yarım saatlik filmi, B Tipi filmlere ilgisi olanların mutlaka izlemesi gerek. Bir de filmin ‘Kung Fury : Street Rage’ adında mobil telefonlar için oyunu da çıkmış ki, meraklıları oyunu da film kadar sevecektir eminim. Son olarak Kung Fury için söylenecek tek şey var aslında: Bu filmi ya çok seversiniz ya da nefret edersiniz!
Bu Yazım içeriks.com'da yayınlanmıştır.