24 Temmuz 2015

RAVENOUS



Karşımızda 2013 yılında hayata veda eden bazı Tv filmi, mini seri ve dizilerin birkaç bölümüne el atmış ve toplamda ise dört filmi bulunan kadın bir yönetmen var, Antonia Bird . Kendisinin yapımı Ravenous ( Yırtıcı ) gibi enteresan bir senaryoyu kimseye kaptırmadan beyazperdeye uyarlaması, yaptığı diğer işlerin yanında kesinlikle en iyisi. Kıyıda köşede kalmış henüz keşfedilmeyi bekleyen kara mizah soslu bir korku - gerilim filmi Ravenous. Tanıdık oyuncuların yer aldığı böylesine garip bir film,  izlediğiniz zaman kendinize “ Bugüne kadar nasıl gözümden kaçmış ? “ dedirtecek kadar başarılı. Filmin yapımına baktığımızda ise Çek Cumhuriyeti, USA, UK gibi üç ayrı ülkeyi görüyoruz, demek hepsi filmin bir yerinden tutmuş olsa gerek ki ortaya tam karışık bir yapım çıkmış. Soğuk vekarlı mekanlarda geçen Western tadındaki bu gerilim filmi daha ilk başından Friedrich Nietzsche‘nin “Canavarlarla savaşanlar dikkat etsinler zira günün birinde kendileri de canavara dönüşebilirler” sözüyle size gerekli mesajı bırakıyor zaten.

1800’lü yıllarda Amerika-Meksika iç savaşında geçen hikaye, aslında alt metninde yatan Weendigo adlı bir Kızılderili efsanesine dayanıyor. Spencer kalesine günün birinde gece yarısı sığınan Colqhoun ( Robert Carlyle )adlı birinin anlattıkları herkesi şaşkına çevirir. Hikayeye göre Albay Ives komutasındaki birlik yoğun kar yağışı sonrası mağarada mahsur kalır ve Ives günler geçtikçe  açlıktan ölmemek için tüm ekibini tek tek öldürerek yemiştir. Bu yamyamlık gösterisinden en sona  Colqhoun ve yaşlı bir kadın kalır. Fakat Colqhoun bir şekilde Ives’in elinden kurtulur ve bu kaleye sığınır. Anlattıklarını ibretle dinleyen yüksek rütbeli asker Boyd ( Guy Pearce ) ve Albay Hart,kadının hala mağarada olabilme umudunu ve bu anlatılanlarının gerçekliğini ortaya çıkarmak için Colqhoun eşliğinde bir grupla mağaraya doğru yola koyulurlar. Ancak mağaraya ulaştıklarında şok edici bir gerçekle ve ummadıkları bir sürprizle baş başa kalırlar.

Tarihi bir dönem filmine Western sosu katarak üstüne bir de gerilim ve korku ögeleri serpiştirince işte ortaya böylesine değişik bir film çıkıyor. Sinir bozucu müziklerininde katkısıyla, beyazların hakim olduğu kış görüntüleri eşliğinde yamyamlık dersleri veren Ravenous, aralardaki hiç mi hiç sırıtmayan kara mizahın da etkisi ile sonuna kadar kendisini izlettiren bir film. Filmde asıl işlenen Weendigo ( Kızılderililerin dağlarda dolaştığını sandıkları bir ruh ) efsanesine göre, canlı insan eti yiyerek beslenmek, yediğin kişinin gücünü alıp onun kadar sağlıklı olmaya yarıyor.Ravenous’un Cannibal Holocaust(1980) filmindeki gibi belgesel şeklinde bir uslübu yok, Alive (1993)’daki kadar da gerçek bir hikaye de değil ama kendi başına ayrı bir tarzı olan ustaca hazırlanmış bir yapım. Görüntü yönetmeninin, özellikle mekan tasarımındaki ince detayları ve karla kaplı doğanın güzelliklerini harika bir şekilde ön plana çıkarması titiz çalıştığının bir örneği.

Filmin en güçlü oyuncuları Guy Pearce ve Robert Carlyle gösterdikleri solo performansları ile adeta oyunculuk dersi veriyorlar.Filmde ufak da olsa önemli bir rolü üstlenen Scream filminin aksak polisini canlandıran David Arquette de yer alıyor. Yönetmen filmin başlarında sönük geçen diyaloglu sahnelerin ardından, birliğin ormana daldığı kısımdan itibaren sarsıcı müziklerin gıcırtısıyla birlikte, filme hızlı bir ivme kazandırarak sonuna kadar izleyiciye kedi fare oyunu eşliğinde merak uyandıran bir gizem yaratıyor. Yalnız bazı sahnelerdeki mizahi ögeler her ne kadar filme yakışsa da yer yer yaratılan gerilimi alt seviyeye taşıyor.Yamyamlığın sanki bir zerafetten ibaret olduğunu gösteren rütbeli askerden yapılan insan eti yahnisinin severek yenildiği sahneler size bir müddet bir şey yedirmeyebilir.

Ravenous ,1840’larda Amerika’da yaşanmış bir olaydan esinlenerek yazılmış bir hikaye bile olsa, senaryo ve kurgusu fazlasıyla fantastik olduğundan filmde gerçeklik payı pek fazla gözükmüyor. Bu senaryo Robert Rodriguez ya da Quentin Tarantino’nun eline geçmiş olsaydı akıllara zarar bir şekilde nakış gibi işlerlerdi. Antonia Birdde elinden geleni yapmış ve ortaya gerilimi ve mizahı yerli yerinde olan, alternatifi fazla  bulunmayan, seyircide farklı bir haz bırakacak, hoş ve enteresan bir film çıkarmış. Yamyamlık üzerine işlenmiş tarihi bir Western gerilimi olarak adlandırabileceğimiz Ravenous’u eski bir film olduğundan biraz araştırdığınızda bulmanız mümkün. Herkesin kolay kolay beğeneceğini ummadığım filmin, peşinden farklı yorumları da getireceğine eminim.

Bu Yazım Popüler Sinema'da yayınlanmıştır.