28 Ekim 2015

NİLAY GÖK ile RÖPORTAJ




Korku filmleri yönetmenleri/oyuncuları ile başladığım röportaj serüveni hız kesmeden devam ediyor. Bu defa Türk korku sinemasında marka haline gelmiş Dabbe serisinin 6. filminin başrol oyuncusu Nilay Gök ile bir söyleşi yaptık. Türk korku sinemasında tanınmış yönetmen veya oyuncuların yanı sıra, bu sektöre yeni giren yetenekler ( yönetmen/oyuncu/yapımcı/senarist vb.gibi) ile de röportaj yapma ilkesini göz önünde bulundurarak kendisi ile sohbetimizi Ortaköy’de gerçekleştirdik. Türk korku sinemasındaki ilk röportajımı yaptığım Nilay Gök, genç yaşına rağmen oldukça heyecanlı ve iyi bir yetenek. Ayrıca bu söyleşi, kendisi ile yapılan ilk röportaj. Bunun heyecanını da yaşayan genç oyuncu,  kendisine böyle bir fırsat tanındığı için de çok mutlu oldu.  


Kendisi hem Popüler Sinemada, hem de sosyal medya ortamında yayınlamak üzere kendisine yönelttiğim soruları beni kırmayarak cevapladı.

Nilay Gök’e bize vakit ayırdığı için çok teşekkür ediyoruz.



S1- Bize biraz kendinizden ve oyunculuk deneyiminizden bahseder misiniz?

1989 yılında İzmir de doğdum. Üniversite hayatımda dahil ailemle birlikte yaşadım. Ablam ben daha çok küçükken oyunculuk sınavlarına hazırlanıyordu. Onun sınava girecek olduğu tiradları izlerken bende tiyatrocu, oyuncu olacağım dedim ve fikrim hiç değişmedi. Üniversiteye hazırlık döneminde de tek tercihim tiyatro bölümünü okumaktı. Sonunda kazandım ve 2014 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Oyunculuk bölümünden mezun oldum. Mezun olur olmaz İstanbul'a geldim ve İstanbul Devlet Tiyatrolarında görev aldım. Devlet Tiyatrolarının sezonunun kapanmasına yakın Dabbe 6 da olacağım belli oldu. Beni çok heyecanlandıran bir projenin parçasıydım artık. 


S2- İlk oyunculuk deneyiminiz, Dabbe gibi markalaşmış başarılı bir korku filmi. Bu serinin bir filminde rol almak nasıl bir duygu? Teklif geldiğinde neler hissettiniz?

Aslında bir çok duyguyu bir arada yaşadım ama heyecan duygusu teklif geldiği andan bu yana bende devam etti. Dediğiniz gibi markalaşmış bir film, seyirci kitlesi olan ve seyirci tarafından da merak edilen bir film. Bütün bunları toplayıp bir de benim perdede ilk oyunculuk deneyimim olmasını işin içine katarsak, ürktüğüm bir tarafında var olduğunu söylemek gerekir. Ama bu ürkekliği bir kenara bırakıp hemen karakter üzerine düşünmem ve çalışmam gerektiğinin farkındaydım. Karakteri ve hikayeyi deşifre etme kısmı da benim açımdan eğlenceli ve şaşırtıcıydı.

S3- Bize biraz Ayla karakterinden bahseder misiniz? Cast çekimlerinde zorlandınız mı?

Ayla annesiyle beraber yaşayan genç bir kız. Bir gece annesinin birileri tarafından öldürüldüğünü görür. Bu olay görünürde beyin kanamasıdır., Ayla'nın gördüğünü söylediği şeylerinde, yaşadığı travmatik olayın psikojik yansıması olduğu söylenir ve doktor olan ablasının gözetiminde alacağı tedavi süreci başlar. Bu süreç kaotik bir aile dramının intikam duygusuyla beslenen hikayesidir aslında. Ayla karakteri de bütün bu hikayenin içinde seçilmiş bir kurbandır. Cast çekimlerinde zorlanmadığımı söylersem yalan olur. Ayla karakteri herhangi bir senaryoda karşılaşılabilecek bir rol kişisi değildir çünkü. Hemen hemen her sahnede Ayla' yı iletişime zorlayan cin kabilesinden varlıklar vardır. Bu da karakterin çok fazla değişmesi ve dönüşmesi demek. Bütün bu sahne içindeki değişim ve dönüşümler postürünün, ses ve nefesinin, duygunun değişmesine neden oluyor. Sadece cast çekiminde değil, bedenen, ruhen yorucu ve zor bir süreç olduğunu çekimlerde daha iyi anladım.

S4- Dabbe 6’nın çekimleri bir konakta gerçekleşti. Tam anlamıyla korku filmine uygun bir mekan. Bu kadar ürkütücü bir sette ve bol kanlı makyajların yapıldığı bir ortamda başınıza ne gibi olaylar geldi? Komik ya da ilginç anılarınız varsa bizimle paylaşır mısınız?

Söylediğiniz gibi seçilen mekan istenilen atmosferi yaratmaya çok uygundu. Ve haliyle bende oyuncu olarak bu atmosferden elimden geldiğince yararlanmaya çalıştım. Sahneleri çektikçe 'daha kanlısı, daha zoru olamaz herhalde' diyordum ama her bir sonraki sahnede daha kanlı ve daha zoruyla karşılaştım. Hatta bu düşüncemi ekip arkadaşlarımla paylaşmışlığım da vardır. Bu sahnelerin birinde Atiye karakterinin bağırsaklarını yemem gerekiyordu ve önemli bir sahneydi. Çekim esnasında atmosferden ve makyajdan o  kadar çok etkilenmiştim ki çekimin ardından ağlamaya başladım. Çünkü sahnenin ağırlığı ve setin gerçekliği beni hiç olmadığım kadar yormuştu. 


S5- Dabbe serisinin ilk filmden bugüne, gittikçe daha iyiye giden bir çizgisi var. İlk filmle Dabbe 6’yı kıyaslarsanız size göre neler değişmiş? Seri devam etmeli mi yoksa artık son bulmalı mı?

Serinin tüm filmleri kendi başarısını içinde barındırıyor aslında ve Dabbe nin ivmesini hızlandırıyor. ilk filmden bu güne kendini bir basamak ileri taşıyan her Dabbe gibi bir yenisini daha seyircinin görmek isteyeceğini düşünüyorum.

S6- Dabbe 6’yı dışarıda tutarsak, diğer 5 filmin içerisinde en çok beğendiğiniz hangisi?

Dabbe 4 / Cin Çarpması

 S7- Cinler, büyüler, dini inançlar ve eski gelenekler gibi Türk kültürüne ait tüm bu ögeler Dabbe serisinin içine itinayla yerleştirilmiş durumda. Korkutmaya yönelik bu ögelerden Türk korku sineması fazlasıyla beslenmiş durumda. Birbirine benzeyen çok fazla film var. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Gayet normal buluyorum aslında. Seyircinin bu yönelimi ve merakı var olan bu omurganın farklı yöntem ve hikayelerle çeşitlenmesine ve perdeyle buluşmasına imkan sağlıyor.

S8- Hasan Karacadağ, işine çok önem veren ve bu dini konulara çok hakim bir yönetmen. Kendisi ile çalışmak nasıl bir duygu? Zorlandığınız kısımlar oldu mu?

Ben Hasan Karacadağ ile cast çekimleri esnasında tanıştım ve o an ki heyecanımı kendisine belli etmemek adına gerilmiştim. Çalışmaya başlayınca o gerginliğimin yersiz olduğunu anladım. Çünkü tahmin ettiğimden daha iletişime dayalı bir çalışma sisteminin olduğunu gördüm. Bu da oyuncu olarak rahatlatıcı bir durumdu benim için. Rolün getirdiği zorluklar dışında Hasan Karacadağ ile çalışmak; gayet verimli, heyecanlı ve tecrübelerle dolu bir dönemdi diyebilirim.

S9- Çekimler sırasında diğer oyuncularla aranızdaki uyum nasıldı? Bize biraz Dabbe’nin setinden ve oradaki atmosferden bahseder misiniz?

Oyuncularından set ekibi, teknik ekip dahil herkes birbirine ve işine saygılı insanlarla çalıştım. Zor şartlar altında çok uzun süre çalıştık. Bu durum ister istemez insanın fizyoljisini ve psikolojisini etkiliyor.  Ancak birbirimize karşı hep pozitif ve güler yüzlü kaldık. Ekibin bu tutumu, set atmosferini hep dinç tuttu ve çalışmayı keyifli hale getirdi.     


S10- Dabbe 6 hakkında serinin en korkutucu olduğuna dair olumlu eleştiriler çok fazla. Ayrıca oynadığınız Ayla karakterinin de altından başarıyla kalktınız. Dabbe 6’dan sonra çevrenizden gelen tepkiler nasıl oldu? Dabbe’deki başarınız kariyerinizi etkiledi mi?

Oynadığım karakterin hakkını verebildiysem ne mutlu bana. Çevremden ve dışarıdan aldığım eleştiriler genelde ılımlı. Tabi ki negatif olanları da var haliyle. Başarabildiğimi düşünen size ve herkese, aracılığınız ile teşekkürlerimi sunuyorum.  Kariyerimin çok başında olduğumu düşünüyorum. Dabbe nin kariyerimdeki etkisini galiba hep beraber göreceğiz.

S11- Korku filmi çok seyreder misiniz? En çok beğendiğiniz, sizi etkileyen 2 tane yabancı korku filminin ismini nedeni ile birlikte yazar mısınız?

Biraz garip gelebilir kulağa ama aslında korkarım ve  pek tercih etmem. İzlediklerimin etkisi altında kalıyorum çünkü. Onlardan bir tanesi Korku Seansı/ The Conjuring’dir ki nedeni, konusunun Dabbe deki gibi beni ürkütmesiydi. Diğeri ise kurgusundaki gerilimden dolayı Orphan/ Evdeki Düşman dır.

S12- Yeniden bir korku filminde oynamak ister misiniz? Yakın zamanda sizi yeni projelerde görebilecek miyiz?

 İsterim çünkü her projenin yeni bir serüven olduğunu düşünüyorum. Şu anda netleşen yeni bir proje bulunmamakta.

 Bu Yazım Popüler Sinema da yayınlanmıştır.