16 Ocak 2016

KEITH ALLAN ile RÖPORTAJ


Türk / Yabancı korku filmleri üzerine yaptığım röportajlar tam hız devam ediyor. Bu defa bir film değil, dizi oyuncusu ile kısa bir söyleşi yaptık. Z Nation, The Asylum şirketinin Syfy kanalı ile ortak çalışmasından ortaya çıkmış bir zombi dizisi. The Asylum, genelde dev bütçeli filmleri taklit eden ve çok düşük bütçelerle B Tipi filmler üreten bir şirket. Kendine özel bir kitlesi olan bu B Tipi filmler, ciddiyetten ve inandırıcılıktan uzak, tamamen eğlence üzerine kurulu yapımlar. Genelde filmlere ağırlık veren The Asylum, 2014 yılında “The Walking Dead” dizisinden esinlenerek Z Nation adında bir korku/komedi dizisine başladı. Dizi, post-apokaliptik dediğimiz kıyamet sonrası hayatta kalma mücadelesi üzerine kurulu.  Bol miktarda zombi içeren Z Nation, onlardan kurtulmaya çalışan bir grubun hikayesini anlatıyor.

Dizinin en önemli başrol karakteri olan “Murphy” ‘i iki sezondur başarıyla canlandıran “Keith Allan” beni kırmadı ve kendisi hem Popüler Sinema’da, hem de sosyal medya ortamında yayınlamak üzere sorduğum  soruları cevapladı.

Keith Allan’a  bize vakit ayırdığı için çok teşekkür ediyoruz.

Dizinin diğer sevilen oyuncusu “Doc” karakterini canlandıran Russell Hodgkinson ile yaptığım röportajı da buradan okuyabilirsiniz.



KE- Z Nation, zombilerle dolu ve aksiyonu bol bir dizi. Ve bu dizide önemli bir karakteri (Murhpy) canlandırıyorsunuz. Bir zombi dizisinde oynamak nasıl bir duygu? Teklif geldiğinde neler hissettiniz?

KA- Benim için filmlerde rol olmak harika birşey ama, daha da müthiş olan yaptığım şey karşılığında para alıyor olmam. Kariyerimde birçok kez hiç para almadan sadece tecrübe olsun diye oynamışlığım vardır. Bu yüzden bana ödeme yapılıyor olması kesinlikle müthiş bir şey. Yaptığım işin bir Zombi Show olması ise, işi çok daha keyifli kılıyor. Sanal bir dünyada oynuyoruz ve benim karakterimin de bu dünya ve onun geleceği için yapacağı çok iş var. İnsanlığın en büyük umudu olan  ve bu iş için belki de en iyi aday olmayan bir karakteri yaratmak bir zevktir. 

KE- Z Nation, The Asylum tarafından yaratılan bir komedi/korku dizisi. Şirketin tüm filmleri de düşük bütçeli fakat eğlence üzerine kurulu. The Asylum filmlerinden izledikleriniz oldu mu? Nasıl değerlendiriyorsunuz B tipi filmleri?

KA-  Tabii ki, ben onları sadece izlemekle kalmadım aynı zamanda hem yazdım, hem yönettim,  hem de oynadım. Z Natio’ a seçilmeden önce Asylum üzerinde çalışıyordum ve onlardan birkaç film yapma şansı buldum. Büyük bir eğlence  ve çılgın bir ekip. İzleyici kitlelerinin neyi seveceğini çok iyi biliyorlar ve onu sunuyorlar. Sanırım B tipi filmlere ilgi var ve genellikle de birkaç sarhoş arkadaşla iyi gidiyor. Ama Z Nation dizisi, Asylum filmlerinden daha iyi bir iş. Z Nation,  zaman zaman aptalca görünse de dokunaklı ve derinlikli sahnelerle korkuyu ve mizahı dengeleyerek büyük bir iş çıkarıyor.

KE- Dizinin ilk sezonu daha sert ve aksiyonu ve gerilimi daha fazlaydı. İkinci sezona baktığımızda ise, komedinin daha ön planda olduğunu görüyoruz. Size göre hangi sezon daha iyi gidiyor? Niye?

KA- Show için yazmadığımdan kesin bir şey söyleyemem. İlk sezonda ihtiyacımız olan şey o dünyayı inşa etmek ve insanları da bu dünyaya dahil etmekti. Bu yüzden gerilim yüksek ve sert gerçeklik tam anlamıyla ekrandaydı. İkinci sezonda izleyici artık karakterlere aşinaydı ve fanları kaybetmeden biraz farklı davranabildik. Onlar bizim öldürme eylemine en kısa zamanda  geri döneceğimizi  biliyor. Ben kıyametin karanlık tarafını tercih ederim ve 3. sezonda tekrar sırtımızı ona yaslayacağımızı hissediyorum.

KE- Murphy karakterine karşı seyircinin ilgisi nasıl? Ne gibi tepkiler veya yorumlar alıyorsunuz?

KA- Fanların tepkileri müthiş. Murphy'i seven çok çeşitli insanlarla tanışıyorum, küçük kızlar, babaanneler. Bir sürü insan Murphy için üzülüyor çünkü ona olacak olanlarla ilgili hiçbir şey için Murphy gerçekten bir şey yapamıyordu. Neden o kötü kararları verdiğini anlıyorlar. Aynı fikirde değiller, kabullenmiyorlar ama anlıyorlar ve bir noktaya kadar empati yapıyorlar.

KE- Bu kadar zombinin olduğu bir dizi setinde mutlaka ilginç veya komik anılarınız vardır. Birkaç tanesini bizimle paylaşır mısınız?

KA- İkinci sezonda bitki zombileri içinde laboratuvarda bir bitki vardı ve bu 6 parmaklı bir eldi. Bu aslında bir elinde doğuştan 6 parmak olan genç bir oğlandı. Çok şeker bir çocuktu ve bizimle sette olmaktan çok mutluydu ayrıca orada bizimle olduğu için kendini çok özel hissediyordu ve biz de onunla olmaktan çok mutluyduk. Onun o özel durumunu takdir etmek öncelikle onun üzerinde sonrada bizim üzerimizde büyük bir etki bıraktı. 

KE- Makyajlar sırasında veya aksiyon sahnelerinde ne gibi zorluklarla karşılaşıyorsunuz?

KA- Benim makyajım çok zor ve yoğun bir makyaj. Günde 2 saat boyunca 2 insan sadece el ve yüz makyajımı yapıyor. Göğüs bölgemdeki tüm o yaraları yapmak ise 5 saat sürüyor. Tabii ki çok uzun, rahatsız edici bir süreç ve sürekli rötuş yapmaları gerekiyor. Ayrıca yüzünüzü yalıtıyorlar ki terlemeyesiniz. 

KE- "The Walking Dead"  dizisi ile yapılan kıyaslamalar hakkında ne düşünüyorsunuz? 

KA- Onları mukayese edebileceğinizi sanmıyorum. 2 ayrı show nihayetinde. Biliyorum ki fanlarımızın çoğu aynı zamanda bir Walking Dead fanı. İlk başlarda WD yi ekarte edeceğimiz konusunda şüpheleri vardı ama birkaç bölüm izledikten sonra şaşırdılar çünkü biz farklıydık. Z Nation' ın daha hafif bir iş olduğunun farkındalar. 

KE- Dizinin geleceği hakkında ne düşünüyorsunuz? Daha kaç sezon sürer bu zombi istilası?

KA- Bunu söylemesi çok zor çünkü bu işin yürümesi, hikayenin gelişmeye devam etmesi yeterince insanın bu showu izleyip izlemeyeceğine bağlı tamamen. Anlatmaya çalıştıkları genel hikaye aslında 5 seneye yayılacak bir plan. Umarım bütün hikayeyi anlatmayı başarabiliriz.

KE- En sevdiğiniz zombi filmleri ve korku filmleri nelerdir?

KA- Dawn of The Dead i ilk defa geçenlerde izledim. Çok eğlenceliydi ama benim favorim Shaun of The Dead, çok komik ! 70 lerin klasik korku filmlerini izleyerek büyüdüm ve bu yüzden de onlara daha meyilliyim. Favorim Alien. Çok iyi bir senaryo, yetenekli oyuncular, ürkütücü canavarlar ve muhteşem bir yönetmen Ridley Scott. Defalarca izlediğim bir film.

Bu Yazım Popüler Sinema da yayınlanmıştır.