23 Mart 2016

HECTOR HERNANDEZ VICENS ile RÖPORTAJ


Korku filmleri röportaj serisinin bu defaki konuğu, Hector Hernandez Vicens. Kendisinin ilk uzun metrajlı filmi olan The Corpse of Anna Fritz (Ölüm ve Ötesi) morgda geçen nekrofili üzerine kurulu başarılı bir tek mekan gerilim filmi. Gerçek bir morgda ve gerçek seslerle çekilmiş olan film, sonuna kadar izleyeni ekrana kitleyen bir yapıya sahip.

Sosyal medya üzerinden tanıştıktan sonra ufak bir sohbetin ardından  kendisine yönelttiğim soruları çok kısa bir sürede cevaplayan Hector Hernandez Vicens’e, beni kırmadığı için çok teşekkür ediyorum.

KE- The Corpse of Anna Fritz ‘ın hikayesi nasıl ortaya çıktı? Neden nekrofili ?

HHV- Çok uzun yıllar önce, lisedeyken, çalıştığı hastanenin morgundaki cesede tecavüz eden bir hademeyle ilgili bir haber okumuştum ve ceset dirilmişti. Bu gerçek hikayede hademe daha sonra doktorları bulmaya gitmişti. Ama muhtemelen aklında  cesedin nasıl dirildiğini açıklamakla ilgili sorular vardı. Annesini, çocuklarını ve arkadaşlarını düşündü belki de. Bu onun sosyal anlamda ölümü demekti. Herkes onu sapık olarak görecekti; herkes daima ona bakacaktı. Onun ilginç bir karakter olduğunu ve bir hikaye için ilginç bir başlangıç olduğunu düşündüm. 

KE- Daha önce dram/aile türünde TV dizi ve sinema filmleri için senaryo yazarlığı yapmışsınız. İlk filminiz olan The Corpse of Anna Fritz'de neden gerilim/korku türünü tercih ettiniz?

HHV- Ben seçmedim, hikaye kendi türünü seçti. Ben sadece izleyicilerle karakterleri yakınlaştırmak istedim. İzleyicileri onlarla beraber morga koymak istedim. Sonuç olarak bir korku/gerilim filmi oldu. Bir korku filmi yapacağımı hiç düşünmemiştim. Ben sadece bir film yapacağım diye düşünmüştüm. Tabi ki korku türünü seviyorum ama öbür türleri de seviyorum
.
KE- The Corpse of Anna Fritz tek mekanda geçen basit bir hikaye, fakat film oldukça ürpertici ve sessiz bir gerilimi var. Bunu nasıl başardınız?

HHV- Belki de "Gerçekçilik" ile. Gerçekçilik var olan bir şey değildir ; o hep bir gelenektir. Belki de "gerçek karakterler" var etmeye çalışmak. Gerçek bir morg. Gerçek sesler. Sonra da müzik ve ışık eşliğinde karakterlerin içine bakmak. Onları filmin renkleriyle açıklamak. Bir başka karakter daha olan atmosferi yaratmak. Temelde, izleyicilerin duyguları anlamasını sağlamaya çalışmak. 

KE- Gerilim filmi çekmenin ne gibi zorlukları var? Sette yaşadığınız zor anlar mutlaka olmuştur. Bize biraz anlatır mısınız?

HHV- Tek bir mekanda çekim yapmak kolay bir iş değildir. Eğer iyi iş çıkartamazsanız ortaya film değil bir tiyatro oyunu çıkar, ama The Corpse bir sinema filmi olmak zorundaydı. Setteki en zor anlar, ihtiyacım olan tüm çekimleri yapacak zamanımın olmadığı hallerdi ve  bu yüzden bazı şeyler hakkında yeniden düşünmem gerekti. Aynı zamanda bütün ekip dört haftadır bir morgda çalışıyordu. Bir aydan beri otuzdan fazla insan küçük bir alana kapanmış günde on dört saat çalışıyordu. Orada, filmi yapmak için ihtiyacımız olan gerilime sahiptik. 

KE- Bize yeni projeleriniz hakkında biraz bilgi verebilir misiniz? Korku/gerilim filmlerine devam mı?

HHV- Yapacağım. The Corpse ile beraber bir tarz yaratmaya başladım. Bazı konular üzerine konuşmaya başladım ve bu işi bitirmek zorundayım. Yani daha fazla Korku/Gerilim filmleri yapacağım ve onlar her zaman psikolojik filmler olacak çünkü korku üzerine konuşuyorum.
  
KE- En beğendiğiniz korku filmlerini ve yönetmenleri nelerdir?

HHV- Sadece 3 ve 3 ? Gününe göre değişir...
Üç korku filmi :Funny Games, Haneke / Night of the Living Dead, George A. Romero
Psycho, Hitchcock.
Üç yönetmen : Roman Polanski / Gaspar Noe/ Brian de Palma

Bu Yazım Popüler Sinema da yayınlanmıştır.