8 Mart 2016

LONDON HAS FALLEN


Air Force One, In the Line of Fire , White House Down gibi ABD başkanına suikast temalı filmlere 2013 yılında bir de Olympus Has Fallen eklenmişti. Gerard Butler (Mike Banning) Beyaz Saray’a yapılan saldırıda Başkanı (Aaron Eckhart) patlamalardan, mermilerden uzak tutmaya çalışan ve bunun yanında iyi de dövüşen bir korumayı canlandırmıştı. Bu sene vizyona giren ve ilk filmin neredeyse devamı sayılan London Has Fallen (Kod adı: Londra)’da ise, yine aynı koruma ve aynı Başkan bu defa Londrada saldırıya uğruyor.
Hikaye de şöyle; İngiltere başkanının ölümü üzerine tüm dünya liderleri bu büyük cenaze içinLondra’da toplanır. Ama bu toplantı sırasında Londra’nın her bir köşesi önceden planlanmış inanılmaz bir suikast girişimi ile yerle bir olur. Yalan değil tabir doğru, gerçekten Londra yerle bir olur. Hedeflenen liderlerin başında gelen ABD başkanı tabii ki, koruması Mike’ın yetenekleri sayesinde orda oraya koşturarak hayatta kalmaya çalışır. Peşindeki teröristlerden köşe bucak kaçan ikilinin, Londra’da konumlanmış gizli istihbarat MI6’in başındaki ajan Riley’a güvenmekten başka çareleri yoktur.

London Has Fallen, ilk filmin kesinlikle iki kat daha üstünde bir yapım. Aslına bakarsak ilk filmin başında bulunan Antonia Fuqua çok başarılı filmlere imza atmış bir yönetmen. Bu filmde karşımıza çıkan Babak Najafi ise, çok fazla adını duyurmamış olmasına rağmen, yine de aksiyonu düzgün, heyecanı bol ve efektleri asla göze batmayan bir yapımla karşımıza çıkıyor. Filmin başında yer alan suikast esnasındaki patlamaların Londra’yı yıkıma uğrattığı sahneler ve ardından dur durak bilmeyen kovalamaca dolu aksiyon planları gerçekten nefesleri kesiyor. Ayrıca aralarda yer alan ve bu tarz filmlerin kaçınılmazı olan esprilerin dozu ayarında olduğundan  işin cılkını çıkartmaktan çok filmi eğlenceli hale dönüştürüyor. O kadar patlamanın olduğu bir yerde ve onlarca adam peşinden mermileri savururken o şakalar nereden akla gelir, o da ayrı.

İlk filmde de yer alan Morgan Freeman’ı yine renk kattığı London Has Fallen, aslında her zamanki gibi harika kurgulanmış bir Amerikan propagandası filmi. Daha önce yaptıklarından dolayı Abd’den nefret eden ve intikam için mükemmel planlar yapan bir terörist ordusu ve Abd ordusunun hepsini duman etmesi. Bunlar zaten bilinen gerçekler ama ne yazık ki, bunların hiçbirisi seyirciyi bu filmden soğutmaya yetmiyor. Her ne kadar filmin ikinci yarısı, ilk başına göre klişeleşmiş tek kişilik ordu kıvamına bürünse de, Gerard Butler’ın iyi performansı, güzel koruma taktikleri ve görsel olarak çok iyi çekimlerin yer aldığı çatışma sahneleri sayesinde film artı puanları topluyor.

“Bu tip filmlerden bıkmam, Başkan olsun, çatışma olsun, biri onu korusun, etraf patlasın, arabalar havada uçsun, iki de yakın dövüş olsun, daha ne isterim “ diyen herkesin bayılacağı ve çok keyif alacağı bir olmuş London Has Fallen. Meraklılarına mısır menüsü ile tavsiye edilir. 

Bu Yazım Popüler Sinema da yayınlanmıştır.