21 Mart 2016

MARKO PAŞA MÜZİKALİ

Franz Von Schönthan ve Gustav Kadelburg tarafından yazılan Marko Paşa, Nejat Uygur tarafından dilimize ve geleneksel Türk tiyatrosuna uyarlanmış. Yaklaşık 25 yıl önce oynanmış olan oyun, bu defa Nejat Uygur’un oğulları Süheyl & Behzat Uygur tiyatrosu tarafından yeniden düzenlenerek müzikal olarak sahneleniyor.

Müzikalleri çok severim, hele ki böylesine komedi yüklü bir oyun olursa gerçekten izlemesi çok keyifli oluyor. Çocukluğumdan beri Nejat Uygur’un tiyatro oyunlarını izleyerek yetişmiş biri olarak bugüne kadar büyük usta ile tanışamasam da, oğulları Süheyl & Behzat Uygur ile tanışmak ve kendileri ile sahne alacakları mekânda röportaj yapmak oldukça gurur vericiydi. İki usta tiyatro oyuncusu, hem Popüler Sinema’da, hem de sosyal medya ortamında yayınlamak üzere yönelttiğim soruları beni kırmayarak cevapladılar. Çok güzel geçen sohbetimizin ardından davetiyemi alıp salonun en ön sırasındaki yerime kuruldum vee oyun başladı.

Marko Paşa Müzikali, paşanın adını bile duyduğunda kaçacak yer arayan ve asla kendisine yanaşamadığı, hatta iki senedir elini bile süremediği karısından korkan bir iç güveysi damat (Süheyl Uygur) ve onun çok yakın cesur avukat arkadaşı (Behzat Uygur) üzerine kurulu olaylar zincirini anlatıyor. Damadın karısı rolünü oynayan Şahnaz Çakıralp, oyunu yöneten ve Marko Paşa rolünü üstlenen Uğur Babürhan ikilisi, adeta oyunun otoritesini üstlenmiş durumdalar. Bu arada yerine göre sert, yerine göre yumuşak bir karaktere bürünerek oyunculuğunu konuşturan Şahnaz Çakıralp, eminim ki bu müzikalde seyirciden tam not almıştır. Yan rollerde ise çok başarılı tiplemeler, arada bir ortaya çıkarak oyuna renk katıyorlar. Oyun sırasında aniden nereden çıkacağı belli olmayan (seyircinin arasından bile çıkabiliyor), hafif kafadan noksan doktor rolündeki Önder Keskin ki benim seyrettiğim oyunda bu rolü Kahraman Sivri canlandırıyordu ve hizmetçi rolündeki Ömer Yılmaz, en neşeli sahnelerde oyuna eşlik ediyorlar. Yine oyunun en hareketli ve bıcır bıcır karakteri olan Mürüvvet rolünü canlandıran Leyla Yüngül’ün, seyirciyi bolca güldürmeyi başaran enerjisi ise gerçekten çok başarılı. Oyunun sonlarına doğru çıkan kısa süreli ama çok dokunaklı bir rolü olan Güzin karakterine ise Burcu Afşin hayat veriyor. Gelelim oyunun en önemli ismine. Yıllardır sahnede olan usta tiyatrocu Nejat Uygur’un eşi Nejla Uygur, kısa süreli rolüne rağmen mükemmel performansı ile Marko Paşa’nın duyduğunu yanlış yorumlayan yaşlı karısını canlandırıyor. 25 yıl sonra aynı rolü tekrardan oynayan usta oyuncu, seyircinin en çok güldüğü sahnelerde yer alan harika performansı ile de, olgun yaşına rağmen adeta genç oyunculara ders veriyor.

Müzikalin en büyük topları tabii ki, Süheyl ve Behzat kardeşler. Süheyl Uygur, korkak damat rolü ile neredeyse baştan sona tüm oyunun yükünü sırtlamış durumda. Kâh dans ediyor, kâh yerlerde geziniyor. Oyun boyunca yaptığı taklitleri ve Nejat Uygur’a selam çaktığı konuşma şekli ile de övgüyü hak ediyor. Behzat Uygur ise asi, çokbilmiş ve korkusuz tavırları ile avukat Suat rolünün hakkını verdiği gibi, kıvrak dansları ile de göz dolduruyor. Ayrıca oyun sırasında yaptığı hem magazinsel, hem de Türkiye’nin politik durumuna yönelik ince zekâ ürünü esprileri ile izleyenleri kahkahaya boğuyor.

Marko Paşa Müzikali’nin ilk perdesi normal seviyede mizah yüklü diyaloglarla geçerken, ikinci perdede ise oyun çıtayı inanılmaz yükselterek adeta coşuyor. Dekorlar, danslar, kostümler ve koreografi mükemmel, şarkı seçimleri çok düzgün ve oyunla çok uyumlu. Bir müzikalde aranılan her şey oyunda mevcut. Yazılan diyalogların ve esprilerin hem eski döneme, hem de günümüze göre uyarlanmış olması da oyunu daha izlenebilir ve komik bir hâle sokuyor. Oyunculuklarda göze batan bir abartı olmadığı gibi, tam tersine doğal ve sade performanslar ile her rolün hakkı sonuna kadar verilmiş. Oyun bittikten sonra Behzat Uygur’un samimi konuşmasını ve babası Nejat Uygur’u andığı güzel dizelerini dinlemek hem hüzünlü, hem de çok gurur vericiydi.

İçinde bulunduğumuz bu sıkıntılı günlerde yapılacak en iyi şey sanırım biraz kafayı dağıtmak ve gülmek. Bunun için size tavsiyem, Marko Paşa Müzikali’ne dair bu yazdığım samimi izlenimlerime güvenerek övgüyü sonuna kadar hak eden bu müzikale bir şans vermeniz. Ve size son sözüm ise şöyle; “ Reveraaansss “ J
Oyuncular
Süheyl Uygur, Behzat Uygur, Şahnaz Çakıralp, Uğur Babürhan, Leyla Yüngül, Kahraman Sivri, Burcu Afşin, Ömer Yılmaz, Nejla Uygur
Yazan: Franz Von Schönthan ve Gustav Kadelburg
Çeviren: Nejat Uygur
Yöneten: Uğur Babürhan
Reji Asistanı: Burcu Afşin
Süre: Ara dahil 120 dk.
Tür: Müzikal
Müzik: Serpil Günseli
Aranjör: Uğur Cümbüşel
Kostüm: Sadık Kızılağaç
Işık Tasarım: Ali Tümay
Afiş Tasarım: Jr. Behzat Uygur
Prodüktör: Çiğdem Uygur
Sahne Teknisyeni: Murat Ekşi, Ahmet Ekşi
Koreografi: Ömer Yılmaz
Yapım: Uygur Gösteri

 SÜHEYL & BEHZAT UYGUR ile RÖPORTAJ

KE- 25 Yıl önce usta tiyatrocu, babanız Nejat Uygur’un oyunu olan Marko Paşa’yı yeniden klasik bir tiyatro oyunu yerine müzikal olarak uyarlamak fikri nasıl ortaya çıktı?

S&B Uygur : Aslında biz Marko Paşa’yı Behzat’la yıllar önce düşünüyorduk. Fakat oyundaki karakterlerimiz için yaşımız bu rollere uygun değildi. Bir buçuk sene önce yönetmenimiz Uğur Babürhan, ben ve Behzat Marko Paşa müzikali için toplandık. Yıllar önce Nejat babanın oynadığı Marko Paşa’yı nasıl daha değişik bir hale getirebiliriz diye düşündük. Ve bunun yıllar sonra iyi bir müzikalle tekrar sahneleneceğine karar verdik. Günler süren çalışmanın, provaların sonucunda Marko Paşa müzikali geçen sene 27 Mart 2015’de Dünya Tiyatrolar gününde seyircilerin karşısına çıktı.

KE- Oyunun içinde geçen hatta seyircinin en çok kahkaha attığı kısımlarda yer alan siyasi ve magazin içerikli esprileri yazarken tedirdinlik yaşadınız mı? Bu espriler ile ilgili hiç sorun yaşadınız mı? Bu soruya ek olarak şunu da sormak istiyorum, bu esprilerin oyun sırasında doğaçlama olduğu anlar oluyor mu?

S&B Uygur:  Oyunun içinde yer alan söylediğiniz o espriler tekstin içinde olmayan espriler. Espriler bizim tarzımız oyunlarda gündeme göre değişir. Seyircilerimiz de zaten bunu bilerek de gelir. Hiçbir sorun yaşamadık. Tabiiki oyunun belli bir teksti var, yukarıda da söylemiştim. O an sahnede biz zaten anlaşırız ve doğaçlama espriler yaparız.

KE- Genelde sanatçı ailelerin sanatçı çocukları olur cümlesinden yola çıkarsak, babanız ve annenizin tiyatrocu olması, sizlerin de onların izinden gitmenize nasıl sebep oldu? Başlarda bir zorlama söz konusu oldu mu?

S&B Uygur: Öncellikle şunu söyleyebiliriz ki, ne annemiz ne de babamız bizi zorla tiyatrocu yapmadılar. Zaten tiyatro zorla yapılacak bir şey değildir. Biz tiyatro kulislerinde büyüdük. Nejat babanın her oyununu sahne arkasında defalarca seyrederdik. Nejat babanında oyunları bizi çok etkilemiştir. Kendi tiyatromuzu kurduğumuzda başlarda baya bir zorluk çektik. Seyirci Süheyl&Behzat Uygur tiyatrosuna ilk kez geliyordu. Haklı olarak da biraz ön yargılılardı. Çünkü yıllarca Nejat Uygur’a gelmişlerdi. Bakalım evlatları ne yapacak diye merakla bekliyorlardı. Tiyatromuzu kurduktan birkaç ay sonra bu zorluklardan kurtulduk. Sahneye yeni oyunlar koyarak seyircinin bu anlamda bize güvenmesini sağladık. Artık seyircilerimiz her yeni oyunumuzda Süheyl&Behzat Uygur Tiyatrosuna geldikleri zaman güleceklerini bilerek kesin olarak geliyorlar.

KE- Müzikaldeki kadro çok başarılı. Bu ekibi bir araya toplarken nelere dikkat ettiniz? Bu güzel kadro nasıl ortaya çıktı?

S&B Uygur: Tiyatroda sahnenin dışında en başta kulisin uyumu çok önemlidir. Dolayısıyla, kulise uyum sağlayan arkadaşları öncellikle tercih ettik. Daha sonra da, teksteki karakterlere göre sanatçı arkadaşlarımızı belirledik. Tabii ki bu belirlemede yönetmenimiz sayın Uğur Babürhan’ın çok katkısı olmuştur. Hem sahne üzerinde, hem kuliste çok iyi anlaştığımız bir ekibimiz var. Tiyatroda uyumlu ekip çok önemlidir. Sadece sahne üzerindeki arkadaşlarımız değil, teknik ekibin de oyuna adaptasyonu çok önemlidir.

KE- Müzikal oyunun, klasik tiyatro oyununa göre zorlukları var mı? Varsa nelerdir?

S&B Uygur: Tabii ki zorlukları var. Öncellikle maddiyat. Normal bir oyunun gideri ile, müzikallerin arasında dağlar kadar fark var. Müzikalde dekor, kostüm, aksesuar, efekt, şarkılar, şarkı sözleri, müzikler vazgeçilmezlerdir. Ama seyircilerimizde gelen güzel tepkiler bu zorlukları bizlere unutturuyor.

KE- Sizleri “Şahane Pazar” ve benzeri TV programları dışında, dizi ya da sinema filmlerinde gördüğümüzü hatırlamıyorum. Eski kuşak tiyatrocuların, yeni dönem sinema işlerinde pek yer almaması durumu sizi de kapsıyor sanıyorum. Bunun sebepleri nelerdir?

S&B Uygur: İkimiz geçmişte hem sit-com, hem de bir iki dizide oynadık. Fakat daha sonraları gelen bazı sit-com ve dizi seneryolarını beğenmediğimiz için kabul etmedik. Bizim için asıl olan sadece ve sadece tiyatrodur.

KE- Oynadığınız oyunlar sırasında, sahnede başınıza gelen komik ve ilginç anılar var mı? Mutlaka fazlaca vardır da, en unutamadıklarınızı bizimle paylaşır mısınız?

S&B Uygur: Hassta Etme Adamı’nı oynadığımız zaman(ki, ara sıra bu oyunu oynarız) ön sıralardan bir abinin telefonu çaldı. Abi telefonunu açtı, arkadaşıyla konuşmaya başladı. Bizler durduk, seyirciler de durdu, herkes abiyi izliyor. Abi yüksek sesle “Süheyl&Behzat Uygur tiyatrosundayım, oyun izliyorum, çok gülüyorum, inanmıyomusun? İnanmıyosan dur bak Süheyl abiye telefonu vereyim,” dedi ve telefonu bana verdi. Ben de aldım telefonu. “Alo abi ben Süheyl Uygur’um,” dedim. Telefondaki kişi Süheyl Uygur olduğuma inanmadı. “Oldu ben de Brad Pitt’im” dedi, telefonu kapattı. Seyircilerde, bizlerde çok gülmüştük. İlk aklıma gelen bu.

KE- Dünya tiyatrosundan veya müzikallerden en çok sevdikleriniz hangisidir ?

S&B Uygur: Mamma Mia, Grease, West Side Story, Shakespear Company’nin Shakespear’in Oyunları adlı tiyatro oyununu çok sevmiştim.

KE- Marko Paşa Müzikali daha ne kadar devam edecek? 

S&B Uygur: Marko Paşa müzikali seyirciler tarafından çok yoğun ilgi görüyor. O yüzden sanırım daha birkaç sene daha oynayabiliriz. 

 Bu Yazım Popüler Sinema da yayınlanmıştır.
http://www.populersinema.com/roportaj/marko-pasa-muzikali-izlenimleri-ve-suheyl-behzat-uygur-ile-roportaj-28944.htm