17 Mart 2016

TONY RANDEL ile RÖPORTAJ


Clive Barker’ın yarattığı Hellraiser filminin ardından bir seri haline dönüşen korku filminin sonuncusu Hellraiser: Judgment, 2017 yılında vizyona giriyor. Filmin kült karakteri haline gelen Pinhead’in yeni posteri ise şu sıralar internette dolanıyor. Yaptığım röportajlar serisinin içindeki John Carpenter ve Jack Sholder gibi efsane isimlerin yanına bu defa da, Hellbound: Hellraiser II filminin yönetmeni Tony Randel eklendi. Biraz kendisini ikna etmem zor olsa da, sonunda röportaj teklimi kabul ettirmeyi başardım.

Usta yönetmen, hem Popüler Sinema’da, hem de sosyal medya ortamında yayınlamak üzere yönelttiğim soruları beni kırmayarak cevapladı.

Tony Randel’a bize vakit ayırdığı için çok teşekkür ediyorum.

KE- Genelde korku gerilim türünde filmler çektiniz. Korku filmlerine olan ilginiz nereden geliyor?

TR-Los Angeles California’da büyüdüm. Altmışlarda ben küçük bir çocukken geceleri bir sürü korku filmi yayınlayan kanallar vardı. Filmleri severdim ve korku filmleri ilgimi çekerdi, çünkü korkutulmaya bayılırdım.

KE- Clive Barker’ın yarattığı Hellraiser filminin devamı olan Hellbound size ait. Bundan sonraki devam filmlerini neden siz çekmediniz?

TR- Çünkü, Hellraiser III'ün yapımcısıyla tartıştım ve hem o projeyi, hem de serileri tamamen bıraktım.

KE Hellraiser’ın kült bir seri olmasının sebepleri nelerdir ?

TR- İnsanlar Pinehead'i ve onun etrafındaki dünyayı seviyor. O karakter her ne kadar ürkütücü bir şekilde olsa da, filmin tüm yaratıcılığını ateşliyor.

KE- Çektiğiniz filmler arasında en beğenilenleri hangisi oldu?

TR- Hellbound açık ara en popüler filmim. Bugün bile yıllar sonra da olsa benden onun hakkında konuşmamı bekliyorlar. Örneğin sizin gibi. Bu güzel bir şey.

KE- Korku filmi çekmenin ne gibi zorlukları var? Sette yaşadığınız zor anlar mutlaka olmuştur. Bize biraz anlatır mısınız?

TR- Sette, Hell'in olduğu sahnelerde Frank'ın odasını yangın yerine çevirmeye çalıştık. Fakat aynı zamanda başka bir yanma efekti vardı, bu Clair Higgin'in sırtındaki yanıktı. Oldukça şaşırdık ve telaşlandık. Ama bence, korku filmindeki en zor şey, filmin izleyiciyle buluştuğunda yeterince korkutucu olup olmayacağına dair şüphesi ve kendini sorgulamasıdır. 

KE-  2015 yapımı aile komedisi olan Hybrids tamamen tarzının dışında bir film. . Farklı türlerde filmler denemeyi seviyor musunuz? Yeniden korku filmlerine dönecek misiniz? 

TR- Komediyi seviyorum ve dürüst olmak gerekirse bir daha korku filmi çekip çekmeyeceğimden emin değilim.

KE- Günümüze göre kıyaslama yaparsanız korku sinemasına olan ilgi 80-90’larle nasıldı? Neler değişti son 30 yılda korku sinemasında?

TR- Seksenler korku filmleri açısından müthiş zamanlardı, çünkü seyirci filmlerin yapım aşamasından çıkan sonuca kadar herşeyle ilgiliydi. Fanların takip ettikleri yönetmenler vardı ve onların işlerini büyük bir merakla beklerlerdi. Bugünün izleyicisinin belki de, korku filmleri adına piyasada çok fazla çeşit olduğundan başları dönüyor. Ve bunun sonucunda ise daha ilgisiz, daha az haberdar oluyorlar birçok şeyden. Bugünkü korku filmleri eskilerini kopyalıyor ve bunu da kötü bir şekilde yapıyor.

KE- En beğendiğiniz 3 korku filmini ve 3 yönetmeni yazar mısınız?

TR- 1. Texas Chainsaw Massacre (original version) Tobe Hooper / 2. Night of the Living Dead (1968) George Romero / 3. Zombie (1969)  - Lucio Fulci 

 Bu Yazım Popüler Sinema da yayınlanmıştır.