4 Haziran 2016

Seyredilmesi Gereken 10 İspanyol Gerilim Filmi


Son dönemde kendini fazlasıyla tekrar eden Hollywood korku/gerilimlerinden sıkılanlar için hazırladığım 2000'li yıllara ait 10 adet İspanyol gerilim filmi listesi.

Rec – (2007)
Yönetmen- Jaume Balaguero

Gerilimden daha çok  korku filmi olarak kendini kanıtlamış olan REC İspanyol sinemasının vazgeçilmezidir.  Peşinden çekilen devam filmleri  bu kadar başarılı olmasa da, yine kendini izlettirmiştir. Bir yayın muhabirinin itfaiye ekibiyle beraber katıldığı çekim macerasının bir salgın yüzünden karantinaya alınmış bir apartmanda son bulmasını anlatan REC’in neredeyse tamamı el kamerası tarafından çekilen kayıttan ( Filmin adı da buradan gelmektedir “RECord” ) ibarettir. Gerilim dozu oldukça yüksek olan filmi tabiî ki,  Hollywood boş durmayarak Carantina adıyla yeniden canlandırmıştır. Fakat size tavsiyem ilk ve orijinal olan bu yapımı seyretmenizdir.

Los Cronocrimenes – Time Crimes (2007)
Yönetmen- Nacho Vigalondo

Zamanda yolculuk ve paradokslar üzerine kurulu  olan filmi aslında bir seri cinayet filmi olarak da görebiliriz. Hikaye Hector un ormanda çıplak bir kızın başında elinde makaslı maskeli bir adamı görmesiyle başlıyor. Ardından olayın içine giren Hector kendisini bir zaman döngüsünde buluyor. Senaryo ve kurgunun mükemmelliği ile seyirciye adeta beyin jimnastiği yaptıran film diğer gerilim filmlerinden çok daha farklı bir yapıya sahip. Bu türün meraklıları için kaçırılmayacak bir yapım.


El Orfanato –The Orphanage (2007)
Yönetmen- Juan Antonio Bayona

Yapımcılığını Gullierme Del Toro’nun üstlendiği film,  güzel bir malikaneye kurulmuş yetimhanede geçiyor. Ortada hayali kahramanlar, evin önceki gizemi ,ani kapı kapanışları, gaipten gelen sesler gibi klasikleşmiş korku filmi klişelerinin de bulunduğu bir hikaye var fakat anlatım ve oyunculuk  iyi olunca film kendisini Hollywood yapımlarından bir tık daha üste çıkartıyor. .Özellikle Belen Rueda’nın anne rolündeki başarısı filme  aynı zamanda dramatik bir hava katıyor. Eşe dosta tavsiye edebileceğiniz sıkı bir gerilim filmi “Yetimhane”.


Los Ojos de Julia – Julia’s Eyes  (2010)
Yönetmen- Guillem Morales

Blindness gibi körlük üzerine yapılmış etkileyici filmler kervanına rahatlıkla girebilecek kadar başarılı bir film Julia’nın Gözleri.  Sonunda körlüğe kadar gidecek olan göz hastalığına sahip iki kardeşten birisi olan Julia kız kardeşinin ölümü üzerine olayın intihar değil de cinayet olduğunu düşünür. Film sonuna kadar acaba ne olacak sorusuyla sizi boğuşturuyor. Filme ayrı hava katan Julia’nın gözünden izlediğimiz bakış açısı kısımları çok başarılı. Ortalamanın çok üzerinde bol merak uyandıran sıkı bir gerilim filmi izlemek istiyorsanız bu film tam size göre.


Mientras Duermes –Sleep Tight (2011)
Yönetmen- Jaume Baleguero

“Ölüm Uykusu”,  mutsuz bir apartman görevlisinin piskopat yaşantısını anlatan oldukça enteresan bir konusu olan film.  Hikaye bize Cesar’ın kendisine yapışmış olan mutsuzluğunu başkasının mutluğuna karşı nasıl kullandığını anlatıyor. Bir apartman dairesinde yaşanan olaylar sırasında, sessizliğin hakim olduğu sahnelerdeki ürkütücülüğü ön planda tutan yönetmen seyirciyi adeta gerilim sınavından geçiriyor. Görmeniz gereken bu film aynı zamanda tüm toplum için gerçekten iyi de bir ders niteliğinde.


La Piel Que Habito – The Skin I Live in (2011)
Yönetmen- Pedro Almodovar

Genelde farklı türlerde filmler yapan Pedro Almodovar, bu sefer birçok film festivalinden bolca ödülle dönmüş psikolojik bir gerilim filmiyle karşımıza çıkıyor. Antonio Banderas’ı işinde çığır açan bir estetik cerrah rolünde izlerken adeta filmin sonuna kadar onunla beraber tüm yaptıklarını yaşıyoruz. Adım adım cinsiyet, kimlik ve beden kavramlarının nasıl bir gerilime dönüştüğünü Almodovar farkıyla izliyorsunuz. Tüm gerilim filmlerinin dışında oldukça farklı bir senaryoya sahip bu film asla kaçırılmaması gereken bir yapım.


La Cara Oculta – The Hidden Face (2011)
Yönetmen- Andres Baiz

Filmimiz Adrian,Belen ve Fabian üçlüsünün gizem dolu hayatları üzerine kurulmuş bir aşk ve ihanet öyküsü. Hakettiği kadar güzel bir kurguya sahip sonuna kadar sizi merak içinde bırakan bir film “Saklı Yüz”. Az sayıda oyuncu ve kısıtlı mekan filmlerinden birisi olan film için ancak dramatik bir romantik -gerilim diyebiliriz. Ne demek istediğimizi filmi izledikten sonra anlayacaksınız.


El Cuerpo – The Body (2012)
Yönetmen- Oriol Paulo

Yönetmenin ilk uzun metrajli filmi olan “Ceset”, morgdan kaybolan bir iş kadının cesetinin arkasındaki  sır perdesini anlatıyor. Kurgusundan dolayı adeta seyirciyle saklambaç oynayan filmin final sahnesine kadar neler olup bittiğini anlamanız biraz zor. Seyirciyi ters köşeye yatıran filmler furyasının başında gelebilecek kadar güçlü bir senaryoya sahip. Başrolde Yetimhane ve Julia’nın Gözleri’nden tanıdığımız başarılı oyuncu Belen Rueda yer almakta.


Insensibles  (2012)
Yönetmen- Juan Carlos Medina

“İncendies” ( İçimdeki Yangın) den sonra yine çarpıcı bir final üzerine kurulmuş  film olan “Duyarsız”, iki ayrı hikayeyi içinde barındırıyor. İlk olarak İspanya’daki savaş döneminde akıl hastanesindeki çocukların fiziksel acı çekmeye karşı duyarsızlaştırılmaları anlatılmakta. İkinci hikayede ise, ilik nakline ihtiyacı olan bir beyin cerrahının biyolojik anne-babasını araması konu ediliyor .Özellikle akıl hastanesindeki karanlık ve ürkütücü atmosferiyle ön plana çıkan bu film türünün meraklıları için oldukça garip bir yapım.


Los Ultimas Dias – The Last Days (2013)
Yönetmen- David & Alex Pastor

Salgın filmleri ile ün yapan  yönetmen yine enteresan bir bilim/kurgu gerilim filmine hayat veriyor. Gelecek yıllarda geçen filmde açık alanlara çıkınca havayla temas halinde ölümle sonuçlanan bir salgın yer almakta ve  insanlar bu yüzden kapalı mekanlarda yaşamaktadırlar. Koşturmaca ile dolu heyecan yaratma peşinde olan yönetmen sonuna kadar sizi ekrana çivileyerek bunu başarıyor. “Son Günler”,  bu tarz gerilim severler için iyi bir örnek .

Bu Yazım Popüler Sinema da yayınlanmıştır.