1 Haziran 2016

THE LOFT


Evli beş arkadaş, eşlerini aldatmak üzere tuttukları bir çatı katını düzenli olarak sırayla kullanmaktadır. Her birinde birer anahtar bulunan bu sıkı dostların aralarındaki tek kural ise bu daireden asla kimseye bahsedilmemesidir. Bir sabah bu dairede bulunan bir kadın cesedi, birbirlerini her zaman kollayan beşliyi kısa sürede birbirlerine düşürür. Bu kadın kim? Onu eve içlerinden hangisi getirdi? Cinayeti kim işledi? Yoksa bu onlara kurulan bir komplo mu?

Belçikalı yönetmen Erik Van Looy, 2008’de çektiği ilk “Loft” filminin beklenenden çok ilgi görmesi üzerine bu sefer de Hollywood versiyonu için aynı senaryoya sadık kalarak tekrar yönetmenlik koltuğuna oturuyor. Aldatma teması üzerine kurulu bir gizem/gerilim filmi olan The Loft’da, “Prison Break” dizisinden tanıdığımız Wentworth Miller’in yanı sıra Karl Urban ve Rhona Mitra gibi oyuncular da oldukça başarılı performans sergiliyor.

Çok sıradan bir konusu olmasına rağmen yarattığı gizemi sonuna kadar koruyan The Loft, seyirciyi adeta avucunun içine alan bir yapım. Film, bir yandan sorularını sorarken bir yandan da cevaplarını bulmamız için yer yer flashback'ler ile seyirciye yol gösteriyor. Hikayenin en güzel tarafı ise, yönetmenin olayları seyirciye üç farklı şekilde anlatması. Bir yandan sorgulama sahnesi gösterilirken, bir yandan da cesedin bulunmasından önce geçen olaylara ve günümüzde yaşanan çekişmelere yer veriliyor. Birbirlerini sorguladıkları sahneler ve olayları çözmeye çalışırken yaşanan gerilim, seyircinin bir an için bile filme ilgisini kaybetmesine izin vermiyor. Başlarda normal tempoda ilerleyen filmin, olay döngüsü yavaş yavaş çözülmeye başladığında gerilim ve gizem dozu bir hayli artıyor. Her ne kadar olay kurgusu fazla karışıklık yaratmadan sırayla anlatılmak istense de, bir süre sonra yine de seyircinin kafası istemeden karışıyor. Yönetmenin filmi çekerken izleyicilere tahmin üzerine tahmin yürüttürmeyi hedeflediği apaçık ortada. Güzel bir oyun kurgusunun yanında inanılmaz sarsıcı planlarla izleyicileri kendine bağlayan The Loft,un en can alıcı sahnelerinden birisi ise, yemek bölümündeki entrikalar. Sürprizlerle dolu olan “The Loft” esas bombayı ise finalde patlatıyor ve izleyenleri ters köşeye yatırıyor.

Hikayesini evlilik kurumuna ihanet eden erkekler üzerinden anlatan Erik Van Looy, evli çiftlerin dışarıdan mutlu görünürken kendi içlerinde yaşadıkları kabusu, gerilimle karıştırıp gerçekçi bir dille filme aktarmayı başarmış. Kısıtlı mekanlarda az bütçeyle çekilmiş bir film olmasına rağmen The Loft, kesinlikle özgün bir yapım. Hitchcock tarzı gerilim filmlerini andıran film, bol kanlı korku filmlerinden sıkılan ve kaliteli bir gizem/gerilim filmi seyretmek isteyenler için biçilmiş kaftan.

Bu Yazım Popüler Sinema da yayınlanmıştır.