3 Eylül 2016

DAN MYRICK ile Röportaj


Yaklaşık bir sene önce başladığım yerli/yabancı yönetmen veya oyuncular ile yaptığım korku filmleri röportajlarım tüm hızıyla devam ediyor. The Blair Witch Project (Blair Cadısı) filmiyle found footage (el kamerası) akımını dünyaya tanıtan yönetmen Dan Myrick (Eduardo Sanchez ile birlikte yönettiler ) ile yaptığım söyleşide aklıma takılan ne varsa sordum.

Kendisi hem Popüler Sinema’da, hem de sosyal medya ortamında yayınlamak üzere sorduğum  soruları beni kırmayarak cevapladı.

Dan Myrick’e  bize vakit ayırdığı için çok teşekkür ediyoruz.

KE- Eduardo Sanchez ile birlikte “found footage” akımının başlangıcı sayılan Blair Witch Project’in bir belgesel şeklinde çekilmesine nasıl karar verdiniz? Nereden çıktı el kamerası ile film çekme fikri?

DM- Ed ve ben 70’lerin “In Search Of” ve “Ancient Astronauts” gibi TV programlarından esinlendik. Bu programlar “sahte” belgesel formatında çekilmişti, ama bize göre oldukça ilgi çekicilerdi.

KE- Blair Witch Project’den sonra birbirine benzeyen fazlasıyla found footage tarzı filmler yapıldı. Ne düşünüyorsunuz bu konuda? Sizce bu kadar fazla film yapmak bu türün kalitesini düşüyor mu?

DM- Tarz bakımından sayıca çok fazla benzer film vardı, ama yalnızca bir kaçı iyi kotarılmıştı. “Paranormal Activity”  aynı format ve türdeki filmler arasında anca 10 yıl sonra yapılabilen ilk başarı hikâyesiydi.

KE- El kamerası ile çekilen filmleri izlerken gözleri çok yorduğu bir gerçek. Bu konuyla ilgili ne gibi tepkiler aldınız? Sizce bunun daha kolay ve rahat izlenebilir bir yöntemi var mı?

DM- Blair Witch gibi bir filmi büyük ekranda izlemek çok zor. Aslında sinema gösterimi için değil, ev videosu olarak çekilmişti. Yine de gösterimin ilk günlerinde sersemlemiş ve hastalanmış insan geri bildirimleri bizim işimize yaradı.

KE- 2008 yapımı The Objective’in konusu farklı ve politik bir bilim-kurgu gerilimi. Hikayesi nasıl ortaya çıktı? Ne gibi araştırmalar yaptınız bu konuda?

DM- The Vimāna (Vimanas) Hindu ve Sanskrit efsanelerinde anlatılan mitolojik uçan saray ya da savaş arabası anlamına geliyor. Bizim ülkemizde UFO fikrini ateşleyen derin mitoloji türünü temsil ediyor. Bu konuda duyduğum öykülerden ve dünyanın bu bölümünden büyülenmiştim ve modern zaman bilim kurgusu için harika bir öncül ve uygun ortam yaratabilecek, aynı zamanda Amerika’nın hakkında hiçbir şey bilmediği çatışmalara girme eğilimi hakkında sosyal bir eleştiri yapabilecek gibi hissettirdi.

KE- Book of Shadows: Blair Witch 2 filmine birlikte destek verdiniz fakat filmi siz yönetmediniz, Neden?

DM- Biz yalnızca karakterlerin bazılarının yaratılmasında görevlendirilmiştik. Dick Beebe ve Joe Berlinger asıl yazarlardı. Ed ve ben başka bir Blair filmi için çok erken olduğunu düşündük, fakat Artisan(o zamanki stüdyo), Blair başarısını kapitalize etmek için zorunlu hissetti ve yeni filmi aceleye getirdi.

KE- Filmografinizde 2008 yılından sonra hiç projeniz yok. Bıraktınız mı sinema sektörünü?

DM- Aslında 2014-2015’te çektiğimiz “Under the Bed” adındaki filmi yeni bitirdim. Film bir kadının evine taşınan takipçi bir sapık hakkında bir gerilim. Yılın ilerleyen zamanlarında vizyona girmesini umuyoruz.

KE- Çok yakında yeni bir Blair Witch (16 September 2016)  filmi geliyor. Ne düşünüyorsunuz bu konuda, ilk filmin yerini tutar mı sizce?

DM - Bence oldukça eğlenceli olacağa benziyor. Bütün yeni bir izleyici jenerasyonunun Blair mitolojisini deneyimlemesi fikrini seviyorum.

KE- En beğendiğiniz 2 korku filmini ve 2 yönetmeni yazar mısınız?

DM- ‘The Exorcist’ William Friedkin and ‘The Shining’ Stanley Kubrick

Bu Yazım Popüler Sinema da yayınlanmıştır.