28 Eylül 2016

SIBERIAN EDUCATION


Ülkemizde  olduğu kadar tüm dünyada beğeni kazanmış sıcacık , içi yaşam dolu bir film olan Mediaterraneo ( Akdeniz )’nun yönetmeni  Gabriele Salvatores’in yönettiği Siberian Education ( Sibirya Mafyası) farklı bir tarzda , suç ve dostluk üzerine oldukça etkileyici bir film.  Akdeniz’den sonraki yirmi iki senelik bir zaman diliminde oldukça değişik filmlerle karşımıza çıkan Salvatores’in çok da popüler olmuş yapımlara imza attığını söylemek mümkün değil. Fakat bu defa kamerasını farklı bir yöne çeviren Salvatores , Siberian Education’da ele aldığı tarih kokan önemli bir konu ile yeniden adından sıkça söz ettireceğe benziyor. Nikolai Lilin’in 1980 yılında yazdığı aynı adlı romanından esinlenerek yazılmış olan film , Transnistria’da yaşayan Urka adında bir cemiyetin içindeki suç olaylarını konu alıyor.

Siberian Education’ın  geçtiği yer Sovyetler birliği dönemi ve Güney Rusya . Eziyet görmüş çeşitli ailelerin bolca yer aldığı Sibirya, her ne kadar şiddete dayalı farklı grupların kontrolü altında olsa bile Sibiryalılar, fakir bir topluluk olmasının yanı sıra en fazla korkulan kesimdir. Burada yaşayan bir mafya örgütünün başında bulunan Kuzya Dede , şiddet görmüş bir toplumun bilge temsilcisi olarak anılmaktadır. Kendi torunu Kolyma ve kan kardeşi Gagarin’i mafya örgütüne yakışır bir biçimde yetiştiren Kuzya, aynı zamanda kendilerine Sibirya gibi tehlikenin kol gezdiği bir yerde nasıl hayatta kalınması gerektiğine dair de öğütler verir.

Siberian Education aslında her ne kadar şuç olaylarına ışık tutan bir film olsa da Kolyma ,Gagarin ve arkadaşlarının el ele verdiği bir grubun iniş ve çıkışlarla dolu dramatik yaşamlarını anlatıyor.  Aslında filmin en önemli kısımlarını oluşturan dostluk, bağlılık ve ihanet gibi önemli değerlere ayırmış olan Salvatores, döneme imzasını vurmuş olan diktatör Stalin’e de bolca politik göndermeler yapmayı ihmal etmiyor. Genç yaştan beri suç işlemeye karşı eğitilen Sibirya halkının bir baş kaldırı simgesi olan dövmeler, filmde sıkı sık karşımıza çıkıyor. Peter Stormare ise, filmde dönemin en ünlü dövmecisi “Ink” rolünde oldukça başarılı. Çocuk oyuncuların bile performanslarının  asla göze batmadığı Siberian Education’ın en büyük şansı  usta oyuncu John Malkovich’in filmin ana karakteri Kuzya’yı canlandırması.

Sibiryalılar’ın yaşam tarzı her ne kadar şiddete dayalı da olsa, yine etrafta polise karşı direnen, gelenek ve göreneklerine bağlı, dövme sanatına çok düşkün bir topluluk olarak görülmektedirler. İtalyan mafyalarının genel yapısını oluşturan aile ve onur temasını bol bol gözümüze sokmaktan kaçınmayan Salvatores, filmi geçmiş ve gelecekten sahnelerle  ayırarak karmaşadan uzak çok daha anlaşılır ve sade bir hale getirmiş. Filmin en güzel yerlerinde çalan Emir Kusturica tarzı müzikler, seyirciyi biraz olsun karanlık atmosferin hakim olduğu sahnelerden uzaklaştırıp, karlarla kaplı beyaz bir ortamda rahatlamasını sağlıyor. Özellikle lunapark sahnesinde çalan David Bowie’nin “Absolute Beginners” parçası izleyiciye çok keyifli anlar yaşatıyor.

Başlarda bir belgesel havasında ilerleyen Siberian Education, ortalarına doğru suç ,din, aile meseleleri ve kardeşlik üzerine kurulu olaylar örgüsünde ilerleyerek isabetli bir finale doğru gidiyor. Politik yönüyle de ağır basan bir film olmasına karşın asla seyirciyi sıkmayan sonuna kadar ilgi ile kendini izlettirmeyi başaran, çarpıcı diyalogların ve sahnelerin yer aldığı bir suç draması Siberian Education. Farklı bir film izlemek isteyenlerin kaçırmaması gereken ve aklınızın bir köşesine yer edecek kadar itinalı çalışılmış bu yapıma bir şans vermek size kalmış. 
     
Bu Yazım Popüler Sinema da yayınlanmıştır.