19 Ocak 2017

Queen of Katwe


"Katwe'nin Kraliçesi: Hayat, Satranç ve Olağanüstü Bir Kızın Büyük Usta Olma Rüyasına Dair Bir Hikâye" adlı kitaptan uyarlanan Queen of Katwe, hintli kadın yönetmen Mira Nair’ın elinden ilham verici bir hikayeye dönüşmüş. İzlerken Cool Runnings (Üşütük Popolar, 1993)’ı hatırlayacağınız filmde bu defa, komedinin yerine karakter odaklı bir çalışmaya yer verilmiş. Merkezine Phiona (Madina Nalwanga) adlı bir kızı yerleştiren Queen of Katwe, diğer biyografik/spor filmlerinin tersine bu defa fiziksel değil zihinsel bir sporu yani santrancı ön plana çıkarıyor. Uzak bir coğrafyadan gerçek bir başarı öyküsünü anlatan Disney yapımı bu film, aslında oldukça dramatik bir yapıya sahip.

Filmin hikayesi Uganda’daki Katwe gecekondusunda ailesi ile birlikte yaşayan Phiona’nın santranç öğrendikten sonra yaşamını değiştirmek üzere vereceği kararlar üzerine kurulu. Babası olmayan Phiona, kardeşlerini geçindirmek için annesi ile birlikte çalışıp, mısır satıyor. Okuma yazma bilmeyen Phiona, dünyanın en yardımsever koçu tarafından keşfedildikten sonra bir santranç programına katılır. Zaman geçtikçe ustalaşmaya başlayan Phiona, kendisindeki pratik zekayı da keşfetmesiyle birlikte hayatını değiştirmek ve Uganda’yı temsil etmek için Dünya santranç turnuvalarına hazırlanır.

Disney filmleri denince akla, renkli peri masalları ya da sıcacık ve samimi aile filmleri gelir. Bu defa yine Afrika görüntüleriyle dolu rengarenk bir aile filmine ve fazla karikatürize edilmemiş bir başarı hikayesine tanık oluyoruz. Disney filmi olduğundan gecekondu bölgelerini ele alan siyasi mesajlara fazla ağırlık verilmediği de bir gerçek. Bunun yerine zorlu ve korkunç çalışma ortamlarının içinden çıkan bir karakterin liderliğe yükselişine odaklanılıyor. Ufak yaştaki öğrencileri eğiten koçun onların pozitif olabilmeleri ve başarıyla tanışabilmeleri için başvurduğu mizahi yöntemler ise filme neşe katıyor. Kazanmaya odaklı her spor filminde olduğu gibi yine heyecanlanıyoruz ve yine gözler doluyor. Uganda’da yaşayan ve fakir bir bölgeden gelen Phiona ile zengin çocuklardan oluşan rakip oyuncular arasındaki kültür farkı da filmde fazla göze batmadan eleştiriliyor. Oueen of Katwe, basit ve sonu tahmin edilebilir bir film olmasına rağmen seyirciyi sıkmadan kendisine bağlayacak çok fazla detaya sahip. Sadece santranç turnuvalarını ön plana çıkaran uzun ve durağan sahnelerle dolu bir film değil. Aile içinde yaşanan dramatik olaylar ve yaşam mücadelesi en az filmin ana hikayesi kadar önem taşıyor.

Yönetmen Mira Nair, içinde bulunduğu kötü koşullardan ötürü hiç kimsenin öğrenme hakkından mahrum kalmamasını ileri süren fazlaca detayı filme güzelce yerleştirmiş. Ayrıca 20 yıldan fazla Uganda’da yaşayan Nair, buradaki fahişelik, yoksulluk  gibi ögeleri sıkça göstermeyi tercih etmiyor ve seyircinin ana karaktere acımasını değil o karakterle gurur duyulması için elinden geleni yapıyor. Filmin en baskın karakterlerinden birisi de çocukları için ölmeye hazır bir anne olan Nukka (Lupita Nyong’o). Yeri geldiğinde sert ve eleştiren ama asla bulunduğu içler acısı duruma rağmen onları ihmal etmeyen çok iyi bir anne. Yönetmenin kadın olmasının da filme çok katkısı olduğunu düşünüyorum. Niar neredeyse filmin tüm yükünü anne-kız, Nukka ve Phiona’nın sırtına taşımış, hatta hikayeye yön veren bu iki kadın, filmi daha otantik bir hale getirmiş. Sonuç olarak satranç, “küçük olanı büyük yapabilen” bir spordur mesajını veren Queen of Katwe, azim ve başarı öykülerine ilgi duyanların zevkle izleyeceği bir film.

Bu Yazım Popüler Sinema da yayınlanmıştır.